Orada Yahudiler’in geleneksel temizliği için koyulmuş, her biri seksen ile yüz yirmi litre su alan altı taş küp vardı.
Şölen başkanı, şarap olmuş suyu tattığı zaman, bunun nereden geldiğini bilmiyordu ama suyu çıkarmış olan hizmetkârlar biliyordu. Şölen başkanı güveyi çağırdı.
Ona, “Herkes önce iyi şarabı sunar, konuklar bol bol içtikten sonra da kötü olanı. Ama sen iyi şarabı şu ana dek sakladın!” dedi.
Yeşua, bu ilk belirtisini Galile’nin Kana Köyünde yaptı ve yüceliğini gösterdi. Öğrencileri de O’na iman ettiler.
Bundan sonra kendisi, annesi, kardeşleri ve öğrencileri Kafernahum’a gidip orada birkaç gün kaldılar.
İpten bir kamçı yaparak koyunları da sığırları da, hepsini tapınaktan kovdu. Para bozanların paralarını döküp masalarını devirdi.
Bunun üzerine Yahudiler O’na, “Bunları yaptığına göre bize nasıl bir belirti göstereceksin?” diye sordular.
Bunun üzerine Yahudiler, “Bu tapınağı bina etmek kırk altı yıl sürdü! Sen onu üç günde mi ayağa kaldıracaksın?”
Bu nedenle Yeşua ölümden diriltildiğinde, öğrencileri O’nun bunu söylemiş olduğunu hatırladılar. Kutsal Yazı’ya ve Yeşua’nın söylemiş olduğu söze iman ettiler.
Pesah'da, bayram sırasında, Yeruşalem’deyken, Yeşua’nın yaptığı belirtileri gören birçok kişi O’nun adına iman etti.