Söz beden olup aramızda yaşadı. Biz O’nun yüceliğini, Baba’nın, lütuf ve gerçekle dolu biricik Oğlu’un yüceliğini gördük.
Yuhanna O’nun hakkında tanıklık etti. Yüksek sesle şöyle dedi: “‘Benden sonra gelen benden üstündür. Çünkü O benden önce vardı’ dediğim kişi işte budur.”
Yahudiler Yuhanna’ya, “Sen kimsin?” diye sormak için Yeruşalem’den kâhinlerle Levililer’i gönderdiklerinde Yuhanna’nın tanıklığı şöyleydi.
“Öyleyse kimsin? Eliya mısın?” diye sordular o da, “Değilim” dedi. “Sen o peygamber misin?” “Hayır” diye karşılık verdi.
Bunun üzerine ona, “Sen kimsin? Bizi gönderenlere geri götürebileceğimiz bir yanıt ver. Kendin hakkında ne diyorsun?” dediler.
Yuhanna, “Peygamber Yeşaya’nın dediği gibi, ‘Efendi’nin yolunu düzleyin’ diye çölde haykıranın sesiyim ben” dedi.
Yuhanna onlara şu karşılığı verdi: “Ben suyla vaftiz ediyorum, ama aranızda tanımadığınız biri duruyor.
Yuhanna ertesi gün Yeşua’nın kendisine doğru geldiğini gördü ve şöyle dedi: “İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu!
Kendisi için, ‘Benden sonra benden üstün biri geliyor, çünkü O benden önce vardı’ diye bildirdiğim kişi budur.
Yuhanna tanıklık edip dedi: “Ruh’un gökten güvercin gibi indiğini ve O’nun üzerinde durduğunu gördüm.
Ben O’nu tanımıyordum, ama suyla vaftiz etmem için beni gönderen bana, ‘Ruh’un kimin üzerine inip durduğunu görürsen, Kutsal Ruh’ta vaftiz eden O’dur’ dedi.
Yeşua dönüp onların ardından geldiklerini görünce, “Ne arıyorsunuz?” dedi. O’na, “Rabbuni, nerede kalıyorsun?” dediler. ‘Rabbuni’ öğretmenim diye çevirilir.
Onlara, “Gelin ve görün” dedi. Gelip O’nun nerede kaldığını gördüler ve o gün O’nunla kaldılar. Yaklaşık onuncu vakitti.
Andreas ilkin kendi kardeşi Simon’u buldu ve ona, “Mesih’i bulduk!” dedi. Mesih, meshedilmiş diye çevirilir.
Onu Yeşua’ya götürdü. Yeşua ona baktı, “Sen Yuhanna oğlu Simon’sun. Adın Kefas olacak” dedi. Kefas kaya diye çevirilir.
Filipus, Natanel’i buldu ve ona, “Moşe’nin Yasa’da bildirdiği ve peygamberlerin de hakkında yazdığı kişiyi, Yosef oğlu Nasıralı Yeşua’yı bulduk” dedi.
Yeşua, Natanel’in kendisine doğru geldiğini gördü ve onun hakkında, “İşte, kendisinde hile olmayan gerçek bir İsraelli!” dedi.
Natanel O’na, “Beni nereden tanıyorsun?” dedi. Yeşua ona, “Filipus seni çağırmadan önce incir ağacının altındayken seni gördüm” dedi.
Yeşua ona, “Sana, ‘Seni incir ağacının altında gördüm’ dediğim için mi inanıyorsun? Bunlardan daha büyük şeyler göreceksin!” dedi.