O günlerden birinde, Yeşua tapınakta halka öğretip Müjde’yi duyururken, kâhinler ve yazıcılar, ihtiyarlarla birlikte O’na geldiler.
Ama ‘İnsanlardan’ dersek, bütün halk bizi taşlayacak. Çünkü Yuhanna’nın peygamber olduğuna kanmışlardır.”
Yeşua halka şu benzetmeyi anlatmaya başladı. “Bir adam bir bağ dikti ve onu çiftçilere kiralayıp uzun bir süreliğine başka bir ülkeye gitti.
Mevsiminde bağın ürününden payına düşeni alması için çiftçilere bir hizmetkârını gönderdi. Ama çiftçiler onu dövüp boş gönderdiler.
Adam başka bir hizmetkâr daha gönderdi. Onu da aynı şekilde dövdüler, aşağıladılar ve boş gönderdiler.
“Ama çiftçiler onu görünce kendi aralarında, ‘Mirasçı budur. Gelin onu öldürelim de mirası bizim olsun’ dediler.
Gelip bu çiftçileri yok edecek ve bağı da başkalarına verecek.” Bunu duyanlar, “Asla, Tanrı korusun!” dediler.
Yeşua onlara baktı ve şöyle dedi: “Öyleyse yazılmış olan bu nedir? ‘Yapıcıların reddettiği taş, köşenin baş taşı oldu.’
Yeşua’nın bu benzetmeyi kendilerine karşı söylediğini bilen başkâhinler ve yazıcılar tam o sırada O’nun üzerine ellerini koymak istediler ama halktan korktular.
Yeşua’yı gözlüyorlardı. O’nu kendi sözüyle tuzağa düşürüp valinin yetki ve yargısına teslim edebilmek için kendilerini dürüstmüş gibi gösteren bazı muhbirler gönderdiler.
Bunlar Yeşua’ya, “Öğretmenimiz, senin doğruyu söyleyip öğrettiğini, kimseyi kayırmadan Tanrı yolunu dürüstçe öğrettiğini biliyoruz.
O’nu halkın önünde kendi sözleriyle tuzağa düşüremediler. Yeşua’nın vermiş olduğu yanıt onları şaşırtmış ve susturmuştu.
O’na şunu sordular: “Öğretmenimiz, Moşe bize, ‘bir adamın evli kardeşi çocuksuz ölürse, adam ölenin karısını alıp kardeşine soy yetiştirsin’ diye yazmıştır.
Artık bir daha ölemezler. Çünkü melekler gibidirler ve dirilişin çocukları olarak Tanrı’nın çocuklarıdırlar.
Ama Moşe bile çalı olayında, ‘Avraham’ın Tanrısı, İshak’ın Tanrısı ve Yakov’un Tanrısı’ diye çağırarak ölülerin dirileceğini göstermiştir.
“Uzun kaftanlar içinde dolaşmaktan hoşlanan, çarşı meydanlarında selamlanmayı, havralarda en iyi yerleri oturup ziyafetlerde baş yerleri seven yazıcılardan sakının.