Hepsi Kutsal Ruh'la doldu ve Ruh onlara konuşma yeteneği verdiği için başka dillerde konuşmaya başladılar.
Bu sesi duyunca kalabalık şaşkınlık içinde toplandı. Çünkü herkes onların kendi dilinde konuştuğunu duyuyordu.
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine şöyle dediler: “İşte, bu konuşanların hepsi Galileli değil mi?
Biz, Persler, Medler, Elamlılar, Mezopotamya'da, Yahudiye’de, Kapadokya’da, Pontus’da, Asya İli’nde,
Frigya’da, Pamfilya’da, Mısır’da, Libya yörelerinde, Krine çevresinde oturanlar, Roma’dan hem Yahudiler hem de Yahudilik inancını benimseyen misafirler,
Giritliler ve Araplar’ı duyuyoruz. Tanrı’nın büyük işlerini kendi dilimizde konuştuklarını duyuyoruz!”
Ama Onbirler’le birlikte ayağa kalkan Petrus sesini yükselterek onlara şöyle dedi: “Ey Yahudiyeliler ve Yeruşalem’de oturan herkes, sözlerime kulak verin, bu durumu size açıklayayım.
‘Son günlerde olacak, diyor Tanrı, Ruhum’u bütün insanların üzerine dökeceğim. Oğullarınız ve kızlarınız peygamberlik edecekler. Gençleriniz görümler, yaşlılarınız da rüyalar görecek.
Evet, ve o günlerde erkek kadın hizmetkârlarımın üzerine Ruhum‘u dökeceğim, onlar da peygamberlik edecekler.
Yukarıda, gökyüzünde harikalar göstereceğim, aşağıda, yeryüzünde belirtiler, kan, ateş ve duman bulutları görülecek.
“Ey İsraelliler, bu sözleri dinleyin! Nasıralı Yeşua, bildiğiniz gibi, Tanrı’nın, kendisi aracılığıyla aranızda yaptığı büyük işler, harikalar ve belirtilerle Tanrı tarafından size kanıtlanmış bir adamdı.
Tanrı’nın belirlenmiş amacı ve ön bilgisi uyarınca elinize verilen bu adamı, yasa tanımaz kişilerin aracılığıyla çarmıha gerip öldürdünüz.
Tanrı O’nun ölüm acılarına son vererek O’nu diriltti. Çünkü O’nun ölüm tarafından tutulması olanaksızdı.
“Kardeşler, size büyük atamız David’in hem öldüğünü, hem de gömüldüğünü ve mezarının bugüne dek burada olduğunu açıkça söyleyebilirim.
Bu nedenle, bir peygamber olarak ve Tanrı'nın kendisine ant içerek, kendi bedeninin ürününden, bedene göre, Mesih'i tahtına oturtmak üzere dirilteceğini bildiğinden,
Bunu önceden görerek, Mesih'in dirilişinden söz etti, canının Hades'te bırakılmadığını ve bedeninin çürümediğini söyledi.
Böylece Tanrı'nın sağ eliyle yüceltilmiş ve Baba'dan Kutsal Ruh'un vaadini almış olarak, şimdi sizin bu gördüğünüzü ve işittiğinizi dökmüştür.
“Bütün İsrael halkı şunu kesin olarak bilsin ki, Tanrı, çarmıha gerdiğiniz bu Yeşua’yı hem Efendi hem de Mesih yaptı.”
Petrus onlara, “Günahlarınızın bağışlanması için Yeşua Mesih’in adıyla her biriniz tövbe edin ve vaftiz olun” dedi. “Böylelikle Kutsal Ruh armağanını alacaksınız.
Petrus daha birçok sözle tanıklıkta bulundu. “Kendinizi bu çarpık kuşaktan kurtarın!” diyerek onları uyardı.
Her gün, tapınakta birlik içinde kararlılıkla devam ettiler ve evde ekmek bölüp, sevinç ve yürekten bir içtenlikle yemek yiyorlardı.