Seçmiş olduğu elçilere Kutsal Ruh aracılığıyla buyruk verdikten sonra göğe alındığı güne dek olan bütün şeyler hakkında yazmıştım.
Acı çektikten sonra çok kanıtlarla kendisini diri olarak da onlara gösterdi. Kırk gün boyunca onlara görünüp Tanrı’nın Krallığı hakkında konuştu.
Kendileriyle bir aradayken onlara şu buyruğu verdi: “Yeruşalem’den ayrılmayın, benden işitmiş olduğunuz Baba’nın vaadinin gerçekleşmesini bekleyin.
Elçiler bir araya geldiklerinde O'na, “Efendimiz, İsrael’e krallığı şimdi mi geri vereceksin?” diye sordular.
Onlara, “Baba’nın kendi yetkisiyle belirlemiş olduğu zamanları ve mevsimleri bilmek size düşmez” dedi.
“Ama Kutsal Ruh üzerinize gelince güç alacaksınız. Yeruşalem’de, bütün Yahudiye’de, Samariya’da ve dünyanın en uzak yerlerinde benim tanıklarım olacaksınız.”
O giderken onlar gözlerini gökyüzüne dikmiş bakıyorlardı. İşte, beyaz giysiler içinde iki adam yanlarında durup dediler,
“Ey Galileliler, neden durmuş gökyüzüne bakıp duruyorsunuz? Aranızdan gökyüzüne alınan bu Yeşua, gökyüzüne gittiğini nasıl gördünüzse, aynı şekilde geri gelecektir” dedi.
O zaman onlar, Yeruşalem’e, Şabat günü yolculuğu yakınlığında olan Zeytinlik denilen dağdan Yeruşalem’e döndüler.
Girdikleri zaman kaldıkları evin üst katına çıktılar. Bunlar Petrus, Yuhanna, Yakov, Andreas, Filipus, Tomas, Bartalmay, Matta, Alfay oğlu Yakov, Yurtsever Simon ve Yakov’un oğlu Yahuda'ydı.
Onların hepsi, kadınlar, Yeşua’nın annesi Mariyam ve kardeşleri hep birlikte yüksek sesle sürekli dua ediyorlardı.
“Kardeşler, Yeşua’yı tutuklayanlara yol gösteren Yahuda hakkında Kutsal Ruh’un David’in ağzıyla önceden söylemiş olduğu şu Kutsal Yazı’nın yerine gelmesi gerekiyordu.
Şimdi bu adam, kötülüğünün ödülüyle bir tarla edindi. Sonra baş aşağı düştü, bedeni yarıldı ve bağırsaklarının hepsi dışarı fırladı.
Bunu Yeruşalem’de yaşayan herkes öğrendi. Tarlaya kendi dillerinde ‘Akeldama’ yani ‘Kan Tarlası’ dediler.
Çünkü Mezmurlar Kitabı’nda şöyle yazılmıştır: “‘Onun meskeni ıssız kalsın. İçinde kimse oturmasın.’ Ve, ‘Makamını başka birisi alsın.’”
“Bunun için, Efendi Yeşua’nın aramızda girip çıktığı bütün zaman boyunca bize eşlik eden adamlardan,
Yuhanna’nın vaftizinden başlayarak yanımızdan alındığı güne dek, bunlardan biri O'nun dirilişine bizimle birlikte tanık olması gerekiyor.”
Dua edip dediler, “Ey Efendimiz, bütün insanların yüreğini bilen sen, bu ikisinden hangisini seçtiğini göster de,