Bu nedenle, Mesih Yeşua’da olanlara artık hiçbir mahkûmiyet yoktur. Onlar benliğe göre değil, Ruh'a göre yürürler.
Benlikten ötürü zayıf olan Yasa’nın yapamadığını, Tanrı yaptı. Öz Oğlu’nu günah bedeni benzerliğinde günah için gönderip günahı benlikte mahkûm etti.
Ama eğer Tanrı’nın Ruhu içinizde yaşıyorsa, benlikte değil, Ruh’tasınız. Ama bir kimsede Mesih’in Ruhu yoksa, o kişi Mesih’in değildir.
Yeşua’yı ölümden diriltenin Ruhu içinizde yaşıyorsa, Mesih Yeşua’yı ölümden dirilten, içinizde bulunan Ruhu aracılığıyla ölümlü bedenlerinize de yaşam verecektir.
Çünkü eğer benliğe göre yaşarsanız, öleceksiniz; ama bedenin işlerini Ruh’la öldürürseniz, yaşayacaksınız.
Çünkü yine korku için kölelik ruhunu almadınız, ama evlatlık ruhunu aldınız. Bu ruh aracılığıyla, “Abba! Baba!” diye haykırıyoruz.
Eğer çocuklarsak, o zaman mirasçılarız. Eğer Mesih’le birlikte yüceltilmek üzere acı çekiyorsak, Tanrı’nın mirasçılarıyız, Mesih’le ortak mirasçılarız.
Öyle düşünüyorum ki, içinde bulunduğumuz bu zamanın acıları, bize gösterilecek olan yücelikle karşılaştırılmaya değmez.
Çünkü yaratılış, boşunalığa tabi kılındı. Bu yaratılışın kendi isteğiyle değil, onu boşunalığa tabi kıldırandan dolayı oldu.
Bu umutla ki, yaratılışın kendisi de çürümenin köleliğinden kurtarılıp Tanrı çocuklarının yüce özgürlüğüne kavuşacaktır.
Yalnız bu değil, biz de Ruh’un ilk ürünlerine sahip olan bizler de, evlatlığa alınmayı, bedenlerimizin kurtuluşunu bekleyerek içimizden inliyoruz.
Aynı şekilde, Ruh da zayıflıklarımıza yardım eder. Çünkü ne için dua etmemiz gerektiğini bilmeyiz. Ama Ruh’un kendisi dile gelmeyen iniltilerle bizim için aracılık eder.
Yürekleri araştıran Tanrı, Ruh’un düşüncesini bilir. Çünkü Ruh, Tanrı'ya göre kutsallar için aracılık eder.
Tanrı’yı sevenler ve O’nun amacına göre çağrılmış olanlar için her şeyin birlikte iyilik için çalıştığını biliyoruz.
Çünkü Tanrı önceden bildiği kişileri Oğlu’nun suretine dönüştürmek üzere önceden belirledi. Öyle ki, birçok kardeş arasında O ilk doğan olsun.
Öz Oğlu’nu bile esirgemeyip O’nu hepimiz için teslim eden Tanrı, O’nunla birlikte bize her şeyi karşılıksız vermeyecek mi?
Mahkûm eden kimdir? Ölmüş, üstelik dirilmiş olan Mesih Yeşua, Tanrı’nın sağındadır ve bizim için aracılık etmektedir.
Mesih’in sevgisinden bizi kim ayıracaktır? Sıkıntı mı, ıstırap mı, zulüm mü, açlık mı, çıplaklık mı, tehlike mi, kılıç mı?
Çünkü eminim ki, ne ölüm, ne yaşam, ne melekler, ne hükümdarlıklar, ne şimdiki, ne gelecek şeyler, ne güçler,