Saygıdeğer Teofilos, Birçokları aramızda gerçekleşmiş olan olayların tarihçesini düzene koymaya giriştiklerinden,
ben de baştan beri her şeyin seyrini titizlikle araştırdıktan sonra, sana sırasıyla yazmayı uygun gördüm.
Yahudiye Kralı Hirodes günlerinde, Aviya bölüğünden Zekariya adında bir kâhin vardı. Aron kızlarından gelen karısının adı Elizabet’ti.
Her ikisi de Tanrı önünde doğru kişilerdi, Efendi’nin bütün buyrukları ve kurallarında kusursuzca yürümekteydiler.
Ama melek ona, “Korkma Zekariya, çünkü dileğin işitildi. Karın Elizabet sana bir oğul doğuracak ve adını Yuhanna koyacaksın.
Çünkü o Efendi’nin önünde büyük biri olacak. ‘Hiç şarap ve içki içmeyecek’, daha annesinin karnındayken Kutsal Ruh’la dolacak.
Babaların yüreklerini çocuklara, söz dinlemeyenleri doğruların bilgeliğine döndürmek, Efendi’ye hazırlanmış bir halk hazırlamak için Eliya’nın ruhu ve gücüyle Efendi’nin önünden gidecek” dedi.
Zekariya meleğe, “Bundan nasıl emin olabilirim? Çünkü ben yaşlı bir adamım ve karımın yaşı da oldukça ilerledi” dedi.
Melek ona, “Ben Tanrı’nın önünde duran Gabriel’im. Seninle konuşmak ve bu müjdeyi sana bildirmek için gönderildim.
İşte, dilin tutulacak ve bu şeyler olana dek konuşamayacaksın, Çünkü uygun zamanda yerine gelecek olan bu sözlerime inanmadın.”
Dışarı çıktığında onlarla konuşamadı. Onlar da tapınakta bir görüm gördüğünü anladılar. Onlara işaretler yapıyordu ama dili tutuk kalmıştı.
David'in evinden Yosef adlı bir adamla nişanlı olan el değmemiş bir kıza gönderdi. Bakirenin adı Mariyam’dı.
Melek içeri girdikten sonra ona, “Sevin, ey çok lütfedilmiş olan! Efendi seninledir. Kadınlar arasında ne mutlu sana!” dedi.
O büyük olacak ve kendisine En Yüce Olan’ın Oğlu denecek. Efendi Tanrı O’na atası David’in tahtını verecek.
Melek ona şöyle yanıt verdi: “Kutsal Ruh üzerine gelecek ve Yüce Olan'ın gücü üzerine gölge salacak. Bu nedenle, senden doğacak olan kutsal Olan'a, Tanrı’nın Oğlu denecek.
İşte, akraban Elizabet de yaşlılığında bir oğula gebe kaldı. Kısır denilen bu kadın altıncı ayındadır.
Mariyam, “İşte, Efendi’nin hizmetkârı. Bana dediğin gibi olsun” dedi. Bunun üzerine melek onun yanından ayrıldı.
Yüksek sesle seslenip dedi, “Sen kadınlar arasında kutsanmış olansın, rahminin ürünü de kutsanmıştır!
çünkü O, hizmetkârının sıradan olan durumunu gördü. Çünkü işte, bundan böyle bütün kuşaklar bana kutsanmış diyecekler.
Komşuları ve akrabaları, Efendi’nin ona büyük merhamet ettiğini duydular ve onunla birlikte sevindiler.
Çevrede bulunanların hepsinin üzerine korku geldi. Bütün bu sözler Yahudiye’nin dağlık bölgesinin her yerinde konuşuldu.
Bunları duyanların hepsi, “Acaba bu çocuk ne olacak?” diye yüreklerinde biriktirdiler. Çünkü Efendi'nin eli onunla birlikteydi.
Ve sen, ey çocuk, En Yüce Olan’ın peygamberi olarak anılacaksın. Çünkü Efendi’nin önünden O’nun yollarını hazırlamak için gideceksin,
Karanlıkta ve ölümün gölgesinde oturanların üzerine parlayacak, ayaklarımızı esenlik yoluna yöneltecek.”