Yeruşalem’de Koyun Kapısı’nın yanında, İbranicede Beytesta denilen, beş verandası olan bir havuz vardı.
Bunların içinde, suyun çalkalanmasını bekleyen hasta, kör, topal ya da felçli çok sayıda insan yatardı.
Çünkü bir melek belirli zamanlarda havuza iner ve suyu çalkalardı. Suyun çalkalanmasından sonra havuza ilk giren hastalığı ne olursa olsun iyileşirdi.
Yeşua onu orada yatmakta görünce, uzun zamandır hasta olduğunu da bilerek ona, “İyileşmek ister misin?” diye sordu.
Hasta adam ona, “Efendim, su çalkalandığında beni havuza indirecek kimsem yok, ben gelmekte iken başka biri benden önce iniyor” dedi.
Sonra Yeşua adamı tapınakta buldu. Ona, “İşte, iyileştin. Daha fazla günah işleme de, sana daha kötü bir şey olmasın” dedi.
Bu nedenle Yahudi yetkililer Yeşua’ya zulmettiler ve O’nu öldürmenin bir yolunu aradılar. Çünkü Şabat'da bu şeyleri yapıyordu.
Bu nedenle Yahudi yetkililer O’nu daha da çok öldürmek istediler. Çünkü yalnızca Şabat’ı bozmakla kalmamış, Tanrı’nın kendi Babası olduğunu da söyleyerek kendisini Tanrı’yla bir tutmuştu.
Yeşua onlara şu karşılığı verdi: “Size doğrusunu söyleyeyim, Oğul, kendiliğinden hiçbir şey yapamaz. Ancak Baba’nın yaptıklarını görüp onları yapar. Baba ne şeyler yaparsa Oğul da bunların aynısını yapar.
Çünkü Baba, Oğul’u sever ve kendisinin yaptığı her şeyi O’na gösterir. Şaşasınız diye O’na bunlardan daha büyük işler gösterecektir.
Öyle ki, herkes Baba’ya saygı duyduğu gibi, Oğul’a da saygı duysun. Oğul’a saygı duymayan, O’nu gönderen Baba’ya da saygı duymaz.”
“Size doğrusunu söyleyeyim, sözümü işitip beni gönderene iman edenin sonsuz yaşamı vardır ve yargı içine girmez, ama ölümden yaşama geçmiştir.
Size doğrusunu söyleyeyim, ölülerin Tanrı Oğlu’nun sesini duyacakları ve duyanların yaşayacakları saat geliyor, geldi bile.
Ben kendiliğimden hiçbir şey yapamam. Duyduğum gibi yargılarım ve yargım doğrudur. Çünkü ben kendi isteğimi değil, beni gönderen Babam’ın isteğini ararım.
Benim hakkımda tanıklık eden başka biri vardır. O’nun benim hakkımdaki tanıklığının doğru olduğunu bilirim.
Ama benim tanıklığım Yuhanna’nınkinden daha üstündür. Çünkü Baba’nın tamamlamam için bana verdiği işler, yaptığım şu işler, beni Baba’nın gönderdiğine tanıklık ediyor.
Beni gönderen Baba’nın kendisi benim için tanıklık etti. Hiçbir zaman ne O’nun sesini duydunuz ne de biçimini gördünüz.
“Kutsal Yazılar’ı araştırıyorsunuz. Çünkü sonsuz yaşamınızın onlarda olduğunu sanıyorsunuz. Benim hakkımda tanıklık eden de onlardır.
Babam’ın adıyla geldim ve beni kabul etmiyorsunuz. Ama başka biri kendi adıyla gelse, onu kabul edeceksiniz.
Birbirinizden övgüler kabul eden ve tek olan Tanrı’nın övgüsünü aramayan sizler bana nasıl iman edebilirsiniz?”