Bende ürün vermeyen her çubuğu alıp götürür. Ürün veren her çubuğu ise daha çok ürün versin diye budar.
Bende kalın, ben de sizde kalayım. Çubuk asmada kalmadıkça kendiliğinden ürün veremeyeceği gibi, siz de bende kalmazsanız ürün veremezsiniz.
Ben asmayım, siz çubuklarsınız. Bende kalan ve benim kendisinde kaldığım kişi bol ürün verir. Çünkü bensiz hiçbir şey yapamazsınız.
Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Bunları toplayıp ateşe atarlar, onlar da yanar.
Buyruklarımı tutarsanız, sevgimde kalırsınız. Tıpkı benim de Baba’nın buyruklarını tutup O’nun sevgisinde kaldığım gibi.
Artık size hizmetkâr demiyorum, çünkü hizmetkâr efendisinin ne yaptığını bilmez. Ama ben size dostlar dedim, çünkü Babam’dan duyduğum her şeyi size bildirdim.
Siz beni seçmediniz, ben sizi seçtim. Gidip ürün veresiniz ve ürününüz kalıcı olsun diye sizi ben atadım. Öyle ki, benim adımla Baba’dan ne dilerseniz, size versin.”
Eğer dünyadan olsaydınız, dünya kendinin olanı severdi. Çünkü dünyadan değilsiniz, ancak ben sizi dünyadan seçtim. Bu nedenle dünya sizden nefret ediyor.
Size söylediğim sözü hatırlayın: ‘Hizmetkâr efendisinden büyük değildir.’ Eğer bana zulmettilerse, size de zulmedecekler. Eğer benim sözümü tuttularsa, sizinkini de tutacaklar.
Gelmemiş ve onlarla konuşmamış olsaydım, günahları olmazdı. Ama şimdi günahları için hiçbir özürleri yoktur.
Eğer başka hiç kimsenin yapmadığı işleri onların arasında yapmamış olsaydım, günahları olmazdı. Ama şimdi yaptıklarımı gördükleri halde hem benden hem de Babam’dan nefret ettiler.
“Baba’dan size göndereceğim Yardımcı, Baba’dan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.