Dayanıklılık kendi mükemmel işini yapsın ki, hiçbir eksiği olmayan kusursuz ve tamamlanmış kişiler olasınız.
Ama içinizden birinin bilgelikte eksiği varsa, herkese cömertçe ve azarlamadan veren Tanrı’dan istesin, kendisine verilecektir.
Yalnız hiç şüphe duymadan imanla istesin. Çünkü şüphe duyan kişi, rüzgârın sürükleyip savurduğu deniz dalgasına benzer.
Çünkü güneş kavurucu rüzgârla doğar ve otu kurutur. Onun çiçeği düşer ve görünüşünün güzelliği kaybolur. Tıpkı bunun gibi zengin de kendi uğraşları içinde unutulup gidecektir.
Ne mutlu ayartıya dayanan insana! Çünkü onaylandığında, Efendi’nin kendisini sevenlere vaat ettiği yaşam tacını alacaktır.
Hiç kimse ayartıldığında, “Tanrı beni ayartıyor” demesin. Çünkü Tanrı kötülükle ayartılmadığı gibi kendisi de kimseyi ayartmaz.
Her iyi armağan ve her mükemmel armağan yücelerden, kendisinde değişkenlik ya da döneklik gölgesi olmayan Işıklar Babası’ndan gelir.
O, kendi isteğiyle, yarattıklarının ilk ürünü olmamız için gerçeğin sözü aracılığıyla bizi dünyaya getirdi.
Bu nedenle, her türlü pisliği ve taşkınlığı üzerinizden sıyırıp atarak, içinize ekilmiş, canlarınızı kurtaracak güçte olan sözü alçakgönüllülükle kabul edin.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözü yerine getirenler de olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.
Çünkü sözü yerine getiren değil de dinleyicisi olan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan adama benzer.
Ama özgürlüğün kusursuz yasasına bakıp onda devam eden kişi, unutkan dinleyici değil, işi yerine getiren kişidir. Bu kişi yaptığıyla kutsanır.
Sizden biri kendinin inançlı olduğunu sanıp dilini dizginlemezse, kendi yüreğini aldatır ve inancı da boştur.