“O zaman halkının çocukları için duran büyük önder Mikael ayağa kalkacak; ve ulus var olduğundan beri o zamana dek hiç olmamış bir sıkıntı zamanı olacak. O zaman senin halkın, kitapta yazılı bulunan herkes kurtulacak.
Bilge olanlar gök kubbenin parlaklığı gibi parlayacaklar. Birçoğunu doğruluğa döndürenler sonsuza dek yıldızlar gibi, durmadan parlayacaklar.
Ama sen, ey Daniel, sonun vaktine dek, sözleri sakla ve kitabı mühürle. Birçokları ileri geri koşacaklar ve bilgi artacak.”
O zaman ben, Daniel, baktım ve işte, iki adam, biri ırmağın bu kıyısında, diğeri ırmağın öbür kıyısında duruyordu.
Irmak suları üzerinde bulunan keten giyinmiş adama, “Bu harikaların sonuna ne kadar zaman var?” diye sordu.
Irmak suları üzerinde bulunan keten giyinmiş adamın, sağ elini ve sol elini göğe kaldırarak, sonsuza dek yaşayanın hakkı için ant içtiğini duydum; bir vakit, vakitler, yarım vakit olacak; kutsal halkın gücünü kırmayı bitirdikleri zaman, bütün bu şeyler bitecektir.
“Birçokları kendini temizleyecek, ağartacak ve arıtılacaklar, ama kötüler kötülük yapacak; ve kötülerin hiçbiri anlamayacak, ama bilge olanlar anlayacaklar.”
“Sürekli yakılan kurban kaldırılıp harap edici iğrenç şey dikilinceye kadar bin iki yüz doksan gün olacak.