Sizler, Laodikya’dakiler ve yüzümü bedence hiç görmemiş olanlar için ne denli büyük bir mücadele verdiğimi bilmenizi isterim.
Yüreklerinin teselli bulmasını ve sevgide birleşmelerini diliyorum. Öyle ki, anlayışın tam güvencesinin bütün zenginliklerini kazansınlar ve hem Baba’ya hem de Mesih’e ait olan Tanrı’nın sırrını,
Bedenen aranızda olmasam da, ruhça sizinleyim. Düzeninizi ve Mesih’te olan imanınızın kararlılığını görerek seviniyorum.
Dikkat edin! Yeşua’dan sonra insan gelenekleriyle, dünyasal öğelerle, felsefeyle ve boş aldatmacalarla hiç kimse sizi ele geçirmesin.
Siz de Mesih’in sünnetinde, benliğin bedensel günahlarından sıyrılarak, elle yapılmayan bir sünnetle O’nda sünnet edildiniz.
Vaftizde O’nunla birlikte gömüldünüz. O’nu ölümden dirilten Tanrı’nın işine iman ederek O’nunla birlikte dirildiniz.
Suçlarınız ve bedeninizin sünnetsizliği yüzünden ölüydünüz. Tanrı bütün suçlarımızı bağışlayarak, O’nunla birlikte yaşama kavuşturdu.
Hiç kimse sizleri ödülünüzden yoksun bırakmasın. Sözde alçakgönüllülük göstererek, meleklere tapınarak, görmediği şeyler üzerinde durarak, benliğin düşünceleriyle boşuna böbürlenirler.
Baş’a sımsıkı tutunmazlar. Oysa bütün beden eklemler ve bağlar yardımıyla Baş’tan beslenip kenetlenmekte ve Tanrı’nın sağladığı büyümeyle büyümektedir.
Madem Mesih’le birlikte dünyasal öğeler karşısında öldünüz, öyleyse neden dünyada yaşayanlar gibi kurallar altına giriyorsunuz?
Bunların hepsi kullanıldıkça yok olup giden şeylerdir, insanların kurallarından ve öğretilerinden gelir.