Ama utancın gizli şeylerini reddettik, kurnazlık içinde yürümedik, Tanrı sözünü aldatarak kullanmadık, ama gerçeği ortaya koyarak kendimizi Tanrı'nın önünde her insanın vicdanına tavsiye ediyoruz.
Bu dünyanın ilahı, Tanrı’nın sureti olan Mesih’in yüceliğiyle ilgili Müjde’nin ışığı imansızların üzerine doğmasın diye, onların zihinlerini kör etmiştir.
Biz kendimizi duyurmuyoruz, ama Mesih Yeşua’yı Efendi, kendimizi de Yeşua uğruna sizin hizmetkârlarınız olarak duyuruyoruz.
Çünkü, “Işık karanlıktan parlayacak” diyen Tanrı, Yeşua Mesih’in yüzünden kendi yüceliğinin bilgisinin ışığını vermek için yüreklerimizde parladı.
Ama bizler bu hazineye toprak kaplar içinde sahibiz. Öyle ki, gücün aşırı büyüklüğü bizden değil, Tanrı’dan olsun.
Yeşua’nın yaşamı bedenimizde görünsün diye, Efendi Yeşua’nın ölümünü her zaman bedenimizde taşıyoruz.
Çünkü Yeşua’nın yaşamı ölümlü bedenimizde açığa çıksın diye, biz yaşayanlar Yeşua uğruna sürekli ölüme teslim ediliyoruz.
Ama aynı iman ruhuna sahip olarak, “İman ettim ve bu nedenle konuştum” diye yazılmış olan söz uyarınca, biz de iman ediyor, bu nedenle biz de konuşuyoruz.
Efendi Yeşua’yı diriltenin, bizi de Yeşua’yla birlikte diriltip sizinle birlikte önünde durduracağını biliyoruz.
Çünkü her şey sizin içindir. Öyle ki, lütuf bir çokları aracılığıyla çoğalıp, Tanrı'nın yüceliği için şükranı artırsın.
Bu nedenle yorulmayız; ama her ne kadar dış varlığımız bozuluyorsa da, iç varlığımız günden güne yenileniyor.
Çünkü şu anki hafif sıkıntılarımız, bizim için ağırlıkta giderek daha da çoğalan sonsuz bir yücelik yaratıyor.