Özgür değil miyim? Elçi değil miyim? Efendimiz Yeşua Mesih’i görmedim mi? Sizler Efendi’de benim işim değil misiniz?
Eğer başkalarına elçi değilsem bile, en azından size elçiyim. Çünkü sizler Efendi’de olan elçiliğimin mührüsünüz.
Öbür elçiler gibi, Efendi’nin kardeşleri ve Kefas gibi, yanımıza imanlı bir eş almaya hakkımız yok mu?
Hangi asker kendi parasıyla askerlik yapar? Kim bağ diker de ürününden yemez? Ya da kim sürüyü güder de sürünün sütünden içmez?
Acaba bu şeyleri insanların yöntemlerine göre mi söylüyorum? Kutsal Yasa da aynı şeyi söylemiyor mu?
Moşe’nin Yasası’nda şöyle yazılmıştır: “Harman döven öküzün ağzını bağlamayacaksın.” Tanrı’nın umursadığı öküzler mi?
Yoksa bunu elbette bizim için mi söylüyor? Evet, bu sözler bizim için yazılmıştır. Çünkü çift süren umutla çift sürmeli, harman döven de üründen pay almak umuduyla harman dövmeli.
Eğer başkaları sizin üzerinizde bu hakka ortak iseler, biz daha da fazla değil miyiz? Bununla birlikte, biz bu hakkı kullanmadık. Mesih’in Müjdesi’ne hiçbir engel olmayalım diye, her şeye katlanıyoruz.
Kutsal şeyler etrafında hizmet edenlerin tapınaktaki şeylerden yediklerini, sunakta hizmet edenlerin sunakla birlikte paylarını aldıklarını bilmez misiniz?
Ama ben bu şeylerin hiçbirini kullanmadım ve bana böyle yapılsın diye de bu şeyleri yazmıyorum. Çünkü biri beni övüncümden yoksun bırakacağına ölmeyi yeğlerim.
Müjde’yi duyuruyorum diye övünmeye hakkım yok, çünkü üzerime yüklenmiş zorunluluktur. Ama eğer Müjde’yi duyurmazsam vay halime!
Çünkü eğer bunu kendi isteğimle yaparsam, bir ödülüm olur. Ama kendi isteğimle yapmazsam, bana emanet edilmiş olan görevi yapmış olurum.
Öyleyse, ödülüm nedir? Müjde’yi duyururken Mesih’in Müjdesi’ni karşılıksız sunabilmek ve böylece Müjde’deki yetkimi kötüye kullanmamaktır.
Yahudiler’i kazanmak için Yahudiler’e Yahudi gibi oldum. Yasa altında olanlara, Yasa altında olanları kazanayım diye Yasa altındaymış gibi oldum.
Tanrı için Yasa’sız biri değilim, Mesih’in Yasası altındayım. Yasa’sız olanları kazanmak için Yasa’dan yoksunmuşum gibi davrandım.
Zayıfları kazanayım diye, zayıflara karşı zayıf gibi oldum. Ne pahasına olursa olsun bazılarını kurtarmak için herkesin her şeyi oldum.
Yarışta koşanların hepsinin koştuğunu, ama ödülü bir kişinin aldığını bilmez misiniz? Öyle koşun ki ödülü kazanasınız.
Oyunlara katılan herkes her şeyde özdenetim gösterir. Onlar bunu çürüyüp yok olan bir taç almak için, ama biz çürümez için yapıyoruz.