Ama benim için sizin tarafınızdan ya da insan mahkemesi tarafından yargılanmam çok küçük bir şeydir. Evet, ben kendimi de yargılamıyorum.
Bu nedenle, Efendi gelinceye kadar, vaktinden önce hiçbir şeyi yargılamayın. O, hem karanlığın gizli şeylerini aydınlığa çıkaracak, hem de yüreklerin niyetlerini ortaya koyacaktır. O zaman her adam kendine düşen övgüyü Tanrı'dan alacaktır.
Ey kardeşler, size örnek olsun diye bu şeyleri kendime ve Apollos’a uyguladım. Öyle ki, bize bakarak, “Yazılmış olandan öteye geçip” hiçbiriniz bir diğerine karşı övünmesin.
Zaten dopdolusunuz ve zengin olmuşsunuz. Biz olmadan hüküm sürmüşsünüz! Evet, keşke hüküm sürüyor olsaydınız da, biz de sizinle birlikte hüküm sürseydik.
Bana öyle geliyor ki, Tanrı biz elçileri en sondan gelen ölüm mahkûmları gibi sergiledi. Çünkü bizler bütün dünyanın, hem meleklere hem de insanlara, seyirlik oyunu olduk.
Biz Mesih uğruna akılsızız, ama siz Mesih’te bilgesiniz! Biz zayıfız, sizlerse güçlüsünüz. Siz onurlusunuz, ama biz onursuzuz.
Kötüleyenlere ricada bulunuyoruz. Şimdiye dek dünyanın süprüntüsü, herkes tarafından silinip atılan kir olduk.
Mesih’te on bin öğretmeniniz olsa da çok sayıda babanız yoktur. Çünkü Müjde aracılığıyla Mesih Yeşua’da babanız oldum.
Bunun için Efendi’de güvenilir olan sevgili oğlum Timoteos’u size gönderdim. Her toplulukta, her yerde Mesih’te öğrettiğim yolları o size hatırlatacaktır.
Ama Efendi dilerse yakında yanınıza geleceğim. O zaman bu böbürlenenlerin laflarını değil, ama güçlerinini bileceğim.